Süre hesabında ilk adım
Süre hesabına başlamadan önce hangi usul kanununun ve hangi özel hükmün uygulanacağı belirlenmelidir. Dava türü, işlemin niteliği ve tebligat yöntemi aynı görünse de süreyi değiştirebilir. Başvuru, kanun yolu veya mahkemenin verdiği kesin süre için farklı kurallar gündeme gelebilir.
Gün olarak belirlenen süreler
Uygulanacak hükme göre başlangıç günü ve izleyen günler hesaplanır. Tebliğ üzerine başlayan bir günlük sürenin başlangıcı, mahkeme işleminin yapıldığı tarih ile karıştırılmamalıdır. Son günün tatil olması halinde hangi hükmün süreyi izleyen iş gününe uzattığı mutlaka incelenmelidir.
Hafta ve ay hesabı
Bir haftalık veya bir aylık süre, yalnızca yedi ya da otuz gün eklemek suretiyle her durumda doğru bulunamaz. Başladığı güne karşılık gelen gün hesabı ve son günün bulunmadığı aylar için özel kurallar söz konusu olabilir. Bu nedenle hesaplayıcıda sürenin birimi ayrı seçilmelidir.
Elektronik tebligatın etkisi
E-tebligatta sistemin elektronik adrese ulaşma kaydı ile tebliğ edilmiş sayılma tarihi farklı olabilir. Önce tebliğ edilmiş sayılma tarihi, ardından ilgili kanundaki süre başlangıcı bulunmalıdır. Dosya evrakı görülmeden yalnızca bildirimin gönderildiği gün esas alınmamalıdır.
Resmî tatil ve adli tatil
Resmî tatiller, hafta sonu ve adli tatil farklı hukuki kavramlardır. Bazı işlemler bakımından adli tatilde süre işlerken bazıları için özel uzama hükümleri uygulanabilir. Her usul kanunu açısından ayrıca inceleme yapılmalıdır.
Kontrol listesi
- Dayanak kanun maddesi ve varsa özel süre
- Sürenin başlamasına yol açan olay veya usulüne uygun tebliğ tarihi
- Sürenin gün, hafta veya ay cinsinden olması
- Resmî tatiller ve adli tatil uygulaması
- Son günün hangi saatte sona erdiği ve elektronik başvuru imkânı
Son aşamada bulunan tarih UYAP dosya evrakları ve mevzuatla birlikte doğrulanmalıdır.

Yorumlar 0
Bu yazıyla ilgili ilk yorumu siz bırakın.
Bir yorum bırakın
Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.